İş kazası sonrası yapılması gereken işlemler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında idari, hukuki ve tıbbi yükümlülükleri içermektedir.
1. Bildirim Yükümlülükleri ve Süreler
İş kazası meydana geldiğinde, işverenin ve ilgili tarafların belirli süreler içerisinde bildirim yapma zorunluluğu bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca bildirim usulleri şu şekildedir:
| Yükümlü Taraf | Bildirim Yapılacak Merci | Bildirim Süresi |
| İşveren (4/a ve 5. madde kapsamındaki sigortalılar için) | Yetkili Kolluk Kuvvetleri | Derhal |
| İşveren (4/a ve 5. madde kapsamındaki sigortalılar için) | Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) | En geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde |
| Sigortalı (4/b kapsamındaki bağımsız çalışanlar için) | Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) | Rahatsızlığın bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra 3 iş günü içinde (1 ayı geçmemek şartıyla) |
| Sağlık Hizmeti Sunucuları | Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) | En geç 10 gün içinde |
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2023/3796-2024/8795-19.09.2024 sayılı kararında bu yükümlülüğü şu şekilde ifade etmiştir: “Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde iş kazasının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı… bildirilmiştir”.
2. İşverenin Sağlık Yardımı ve Kayıt Yükümlülüğü
İşveren, kaza anından itibaren sigortalının sağlık durumunun gerektirdiği müdahaleleri yapmakla yükümlüdür. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2008/14895-2010/2293-23.02.2010 sayılı kararda belirtildiği üzere, “506 sayılı yasanın 15. maddesinde; işverenin, iş kazasına uğrayan sigortalıya, kurumca işe el konuncaya kadar,sağlık durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlü olduğu belirtilmiş” olup, bu süreçteki masraflar belirli şartlarla Kurumca karşılanır. Ancak yasal süresinde bildirim yapılmazsa, bildirim tarihine kadar yapılan harcamalar Kurumca ödenmez.
Ayrıca 6331 sayılı Kanun uyarınca işveren; “İşveren; a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler” (Kamu İhale Kurulu-2026/UH.I-1137-15.04.2026). Güncel mevzuat uyarınca, iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki rahatsızlıklar hastalık hali olarak tanımlanmaktadır (5510 sayılı mevzuat m.15, 7578 sayılı Kanun, RG 01.05.2026).
3. Sağlık Hizmeti Sunucularının Sorumluluğu
Sağlık kuruluşları, kendilerine intikal eden vakaları SGK’ya bildirmek ve sistem kayıtlarını doğru provizyon türüyle gerçekleştirmek zorundadır. Danıştay 4. Daire-2023/10421-2024/5142-26.09.2024 sayılı kararda, “kurumun Medula Hastane sisteminde hasta bilgilerinin ‘adli vaka, acil, normal, iş kazası, trafik iş kazası, trafik kazası’ provizyon türü olarak kaydedilmesi gerekirken” hatalı işlem yapılmaması gerektiği vurgulanmıştır. Aynı kararda, kazanın iş kazası niteliğinde olduğunun tespiti için hasta veya refakatçisinin beyanının esas olduğu belirtilmiştir.
4. Bildirim Yapılmaması Halinde İzlenecek Hukuki Yol
İşverenin bildirimi ihmal etmesi durumunda sigortalı veya hak sahipleri doğrudan Kuruma başvurabilir. Kurumun olayı iş kazası olarak kabul etmemesi halinde iş kazasının tespiti davası açılması gerekmektedir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi-2011/3601-2012/12021-25.06.2012 sayılı karara göre izlenecek prosedür şöyledir: “Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.”
5. İspat ve Tazminat Süreci
İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, olayın Kurumca iş kazası olarak nitelendirilmesi bir ön koşuldur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2023/3796-2024/8795-19.09.2024 sayılı kararda, “İş Kazasından Kaynaklı Tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın Kurumca iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir” denilmiştir. İş kazası sonucunda işçinin ruh ve vücut bütünlüğünde meydana gelen eksilmenin nitelik ve niceliği ile işçi ve işverenin kusur durumlarına göre işçiye SGK tarafından maluliyet aylığı bağlanabileceği gibi, işveren tarafından işçi veya işçi yakınlarına maddi ve manevi tazminat ödenmesi de söz konusu olabilir. Sürecin gerektiği gibi profesyonel bir şekilde yürütülmemesi durumunda geri dönülmesi güç hak kayıpları söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla iş kazasına ilişkin her türlü hukuki iş ve işlemin, alanında uzman bir iş hukuku avukatının yardımıyla yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
Tespit sürecinde dikkat edilen temel unsurlar şunlardır:
- İlliyet Bağı: Olay ile zarar arasında “uygun illiyet (nedensellik) bağı” bulunmalıdır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2021/5229-2022/135-11.01.2022).
- Kusur Durumu: Geç bildirim nedeniyle yapılacak tespitlerde “5510 sayılı Kanun’un 21/2 fıkrası gereği iş kazasını geç bildirimden dolayı yapılacak tespitlerde kusur aranmaz” (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi-2023/1253-2024/5405-15.05.2024).
- Maddi Haklar: Güncel düzenlemelere göre, malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ile ek ödemeler toplamı dosya bazında 23.552 Türk lirasından az olamaz (5510 sayılı mevzuat m.Ek 19, 7590 sayılı Kanun, RG 31.07.2026).
